BRUCE DAVIDSON, NEW YORK CITY, SUBWAY

1933 doğumlu Bruce Davidson fotograf çekmeye 10 yasinda baslamis, 16 yasindayken ilk ödülünü almis, 1958’de de Magnum Fotoğraf Ajansı üyesi olmustur. Davidson, 20. yüzyıl fotografıhınen önemli belgesel fotografcılarından biri olarak gösterilir. Birçok ünlünün portresini cekmis ve yillar boyunca sosyal ve politik konularda hassasiyet olusturmustur.

Davidson, 80’li yıllarda New York’un metrolarını arşınlamaya başladı. Çünkü büyük şehirlerinmetroları, tıpkı bir kültür alanı gibi değişik insanları bir araya getirir. Bruce Davidson bununfarkındaydı ve gecesini gündüzünü bu alanlarıfotoğraflamakla geçirdi. Bu fotoğraflama beş yılı aşkın bir süreyle devam etti.  Sanatçı çoğunu siyah-beyaz zıtlığından yararlanarak oluşturduğu fotoğraflarında, yalın ve gerçekçi bir dil yarattı.

Bruce Davidson, New York City, Subway, 1980

Davidson’un bu fotoğrafında bir metro istasyonunun platformundabirbirlerine sırtları dönük olarak görünen iki kadın görmekteyiz. Genellikle siyah beyaz fotoğraflar çeken Davidson burada renkli bir fotoğraf üretmiştir. Kadınların ikisi de topuklu ayakkabı ve şık elbiseler giymiş ve kollarının altındaki el çantaları ile ayakta durmaktadırlar. Kırmızılı kadın elindeki kitabı okumakta diğeri ise elindeki broşür tarzı kâğıda bakmaktadır. Uzak arkada sırtı dönük yürüyen başka bir kadını daha görülmektedir.

Fotoğrafta birbirlerine sırtı dönük olan kadınları aralarında kalan kolon ayırmıştır. Bir tarafta metro istasyondaki peron görünürken diğer tarafta da raylar ve onun arkasında kırmızı briket tuğlalı bir duvarın ardından New York sokaklarını üst açı ile görünmektedir.

Arada kalan kolon sadece iki kadını ayırmakla kalmayıp fotoğrafı da ikiye bölmüştür. Bu bir fotoğrafta 2 ayrı fotoğraf varmış hissini yaratır ama aslında birbirine bağlı bir filmin kareleri gibidir. Şehrin sert kenarları, yumuşak formlarla buluşmuştur.

Kadınlar, elbiseleri, topuklu ayakkabıları ve çantaları ile dönemin magazin dergilerinden çıkmış modeller gibi görünmektedirler. Platformdaki esinti ile savrulan etekleri kadınların bacakları arasında dans etmektedir. Öğleden sonra güneşi platformun üzerinden kayarak karşıdaki kımızı briket duvara çarpmış ve bizi aşağıdaki yola doğru yönlendirmiştir.  Yolun kenarlarında arabalın etrafına toplanmış insan kalabalığı görünmekte.

Sessiz bir tiyatro oynanmakta gibidir. Sokaklar metro rayları ile kesişmiştir. Belki de sokaktan bir kaçış noktasıdır. Ama kaçarken ne ile karşılaşacağını bilemezsin.

Tags: